Buradasınız

Erbaa Sözlüğü

Erbaa Anlamıazalan sırada Eski Türkçesi
:bakır: (1) Su kabı, bakraç anlamında. (2) Kimyada bir element. bakır: (1)Kızıl renkli element, (2) Çin parası.
:ceyran: 1- Elektrik. 2- Hava akımı.
:bostan: 1. Bahçe, 2. Karpuz
:çemkirme: 1. Boş konuşmak. 2. Havlamak.
:cılk: 1. Bozuk yumurta, kötü olmuş yumurta, 2. Yapılan birşeyi abartmak, içine etmek.
:çığırmak: 1. Çağırmak 2. Seslemek, söylemek.
:büzük: 1. Kalça, kaba et. 2. Büzülmüş, kırışmış.
:çatmak: 1. Yetişmek. 2. Sataşmak.
:Aga: Abi, kendinden büyük erkeklere hitap sözü.
:Abu: Abla.
:batman: Ağırlık ölçüsü. Ağır anlamına da gelir.
:Ana: Anne. Ana
:Angut: Aptal,enayi,salak.
:Andaval: Aptal. Anlayışı kıt.
:bük: Arazi, tarlaların bulunduğu alan. Bük
:çördük: Armudun en küçüğü, küçük armut.
:boyunbağı: Atkı, kaşkol.
:Agubat: Avukat.
:aygül: Ayçiçeği.
:Baarsuk (Bağarsuk): Bağırsak. (Eski Türkçe) bağır (iç organlar) (Eski Türkçe) bagırsak, DLT. bagırsuk, Kzk. bawırsak, Krg. boorsok, Tat., Özb. içek, Uyg. işey. Türkçe bağır/böğür (karaciğer, göğüs) isimleri ile bağır-, böğür- filleri kökteştir. - sa eki, üzerine geldiği isimlere “istek” anlamı katan bir fiil yapma ekidir. bagır-sa-: hoşlan-, canı çek-, acık-. -k ise isim yapma ekidir (bagır-sa-k). Söz konusu organ, göğüs kafesinin altında bulunduğu, sindirim sisteminin bir parçası olduğu ve ses çıkardığı için bu şekilde adlandırılmış olmalıdır.

Sayfalar