Buradasınız

Hüseyin Özdilek

  • Hüseyin Özdilek

İlkokuldayken babasını kaybetti. Küçük yaşına rağmen kiremit fabrikasında çalışarak hem ailesine baktı hem de okuluna devam etti. Bugünse dünyaya açılmış bir markanın sahibi.... İşte, Hüseyin Özdilek'in müthiş öyküsü...


1950 yılında Tokat Erbaa'da doğan Hüseyin Özdilek, tütün tarımıyla uğraşan üç çocuklu bir ailenin oğlu. Babasını 12 yaşımda kaybeden Özdilek’in bundan sonraki hayatı oldukça zor şartlar altında geçiyor. Bir yandan okumaya çalışan bir yandan da çalışarak ailesine bakmaya uğraşan Özdilek, daha ilk okulda Kiremit Fabrikası'nda çalışmaya başlamış. Hüseyin Özdilek, o yıllardaki en büyük isteğinin bir bisiklet almak olduğunu söylüyor... Özdilek, o yıllarda su dağıtıcılarında çalışarak hem bisiklet kullanmış hem de evine para götürmüş. Hüseyin Özdilek, o yıllar için "Sevdiğim işi yaparak büyük haz duydum" diyor ve ekliyor: "Hep şöyle düşünürdüm: 'ben diğer arkadaşlarımın önündeyim, bir işim var para kazanıyorum ayrıca aileme yardımcı oluyorum. Kendimi disiplin altına alabiliyorum..."


1965 yılında ailece Bursa'ya taşınan Hüseyin Özdilek, dayısının bir havlu mağazasında tezgahtarlık yaparak, geceleri de Akşam Ticaret Lisesi'ne devam ederek okul ve iş yaşamını devam ettirmiş. "Hayatının riskini" ise 1967 yılında, ikinci sınıftayken, almış. Erbaa'daki 20 metrekarelik evini satarak Bursa'da bir havlu mağazası açan Özdilek’in başarılarla dolu ticaret hayatı işte böylelikle başlar...

Hüseyin Özdilek, bu arada Eskişehir Ticari İlimler Akademisi'nde başlayan eğitimini, Bursa Ticari İlimler Akademisi'ne nakil ettirerek buradan mezun oluyor. Aynı yıl iki adet kiralık tezgahla havlu imalatına iki ortak olarak başlayan Özdilek, havlu satışından sonra imalatına da böylelikle geçmiş oluyor.

Hüseyin özdilek, ilk yatırım yıllarının çok zor geçtiğini söylüyor. Ortağının da ayrılması ile zor anlar yaşayan Özdilek, kısa bir süre içinde kendisin toparlıyor ve yola yalnız devam ediyor. 10 ton olan yıllık havlu üretimini de 1978'lerde 300 tona çıkartıyor.


İlk ihracat Libya’ya

Libya'ya ilk havlu ihracatını gerçekleştiren Hüseyin Özdiklek, Teşvik Belgesi alarak kendi konusunda da ilk entegre havlu fabrikasını o yıllarda kuruyor. Bin 200 tona ulaşan havlu üretimini 4 bin 500 tona çıkartarak hızlı bir gelişme sağlayan Özdilek, Bundan sonraki aşamada Oylat İplik Fabrikası'nı kuruyor. 400 metrekare ile başlayan havlu satış mağazasını da kısa zamanda 8 bin metrekare kapalı alana çıkartarak alışveriş merkezi haline getiren Özdilek, böylece mağazacılıkta da ilk ciddi adımını atıyor.

Bugün artık Özdilek’i bilmeyen yok. Hüseyin Özdilek ile başarı öyküsünün yanı sıra şirketinin bugününü ve yarınını da konuştuk.

Muhabir: Bize bugünkü Özdilek’i anlatır mısınız?

Özdilek, Türkiye'nin en hızlı büyüyen perakendecilerinden biri olmasının yanısıra, ülkenin en büyük havlu ve bornoz üreticisi konumunda. 1971 yılında 5 personel ve iki dokuma tezgahı ile yıllık 10 ton üretim hacmine sahip olan Özdilek, bugün 3 bin 500 çalışanı ve 9 bin tonluk yıllık üretimiyle Türkiye havlu üretiminin yüzde 18'ini gerçekleştiriyor. Amerika başta olmak üzere 20'yi aşkın ülkeye ihraç ettiği havlu ve bornozlarıyla dünyada ilk on şirket arasından yerini alarak, dünya çapında bir marka durumunda bulunuyor.

Muhabir: Mevcut kriz her sektörü özellikle tekstil sektörünü çok etkiledi. Özdilek bu krizden etkilenmemeyi nasıl başardı, neler yaptı?

Yumurtaları bir sepete koymamak lazım. Müşteri sayısının hem içeruide hem de dışarıda yeterli derecede olması gerekiyor. İç pazarda mağaza satışlarıyla, toptan, resmi ve otel satışları dediğimiz ihalelerle pazarlamamıza devam ediyoruz. Ancak Şubat ayındaki krizden sonra yüzde 85 develüasyon ve Türk parasının değer kaybetmesi sonucu iç pazarda etkilenmemek mümkün değildi. Biz de iç pazar dolayısıyla krizden etkilendik. Ama ihracatta bir etkilenme söz konusu değil. Aynı değerlerle malımızı satıyor ve hiçbir aksama yaşamıyoruz. İhracatı arttırmak hedeflerimizin içindeydi ve devam ettiriyoruz. İhracat yaptığımız ülkelerdeki müşterilerimizin yapısına ve özellikle sağlamlığına çok dikkat ediyoruz.

Tabii bunun yanında disiplinli ve Japonların yatay sistem yönetim anlayışın yakın bir yönetim sistemimiz var. Bunların hepsi birleşince krizden en az etkilenerek çıkmayı başardık..

Muhabir: Perakende sektörüne yönelik olarak belirlediğiniz gelecek hedefleri neler?

Perakende sektörü konusunda Andersen'dan çok büyük destekler aldık. Bir bakıyorsunuz perakendecilik konusunda 204 milyar dolar ciroyla Wallmart birinci sırada yer alıyor. Son dört yılda o hedefe ulaşacağını söylemişti ve şu andaki cirosu 180 milyar dolar.

Carrefour, Marks and Spencer ve diğerleri.. Bunlar yetmiş, elli yıllık geçmişleri olan kuruluşlar. Bizim geçmişimiz o kadar değil. Perakendecilik sektörüne küçük bir 20 metrekarelik alanda 1967 yılında başlamıştık. Şimdi 60 bin metrekare kapalı alanda belki çok büyük cirolar yapmıyoruz ve bağımlı müşteriler elde ettik. Müşteri memnuniyeti bizim için çok önemli. Biz bu işe uzun vadeli bakıyoruz. Çok büyük krediler alalım, çok hızlı büyüyelim diye düşünmüyoruz. Çok hızlı büyürsek nefesimizin yetmeyeceğini tahmin ediyoruz.

Muhabir: Ticaret prensipleriniz neler?

Biz yola "bir şirketten ne kadar para kazanırız" diye çıkmıyoruz. Tabii ki, planlamaları yapıyor, stratejiler tespit ediyor, o pazardaki altyapıyı inceliyor, müşteri potansiyelini araştırıyoruz; ama her şeyden önce de, zarar etmeden bu işi nasıl yürütebileceğimize bakıyoruz.
Tabii bu hırs ve azimle ekip ruhunu oluşturduğunuzda zaten siz en iyisi olma yolunda çaba sarf ettiğiniz, kaliteden ödün vermediğiniz için, zaman içinde müşteriler size geliyor... Size vefa duygusuyla daha çok bağlanıyor, inanıyor, ürününüzü daha çok seviyor, güveniyor ve size olan bağlılığı artıyor. Yoksa bir an arz ve talep duygusuna uyup, talebin bol olduğu zaman fiyatı aşırı yükselttiğinizde çok para kazanmış olabilirsiniz; ama ancak talebin daraldığı dönemlerde ayakta kalabiliyorsanız sağlıklı bir firmasınızdır.

Yorumlar

Değerli iş adamaı ve Erbaamızın gurur kaynağı Sayın Hüseyin ÖZDİLEK Beyefendiye Erbaamıza yaptığı eğitim yuvası ve Erbaalılara sağladığı iş imkanından dolayı şükran ve minnetlerimi sunuyorum.
Kadir DUMAN
Öğretmen

Sayın Hüseyin Özdilek Bey;
Bende bir Tokatlı olarak sizin gibi başarılı iş adamı olmanızdan gurur duyuyorum.Başarılarınızın devamunı diler,saygılar sunarım.

Çınar BAYLAN
Maltepe-istanbul

SAYIN HÜSEYİN ÖZDİLEK BEY;
BENDE TOKATLI OLARAK SİZİNGİBİ BAŞARILI İŞ ADAMI OLMANIZDAN GURUR DUYUYORUZ.BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLER SAYGILAR SUNARIM.

ÇINAR BAYLAN
MALTEPE-İSTANBUL

Yeni yorum ekle

Benzer İçerikler

'Çocuğumun Çaresizliğine Çare Olacak Bir Hekim, Bir Uzman Yok Mu?'
 Tokat'ın Erbaa ilçesinde yaşayan Yaşar ailesi, 4 yaşındaki oğulları Nebi'ye uzanacak yardım elini bekliyor. Doğduktan 3 ay sonrasına kadar hiç...
Alan Köyü
Genel BilgilerAlan köyünün uzaklığı Erbaa'ya yaklaşık olarak 53 km dir. Alan Köyü Tokat'ın Samsun iline sınır konumunda yer almaktatır. Köyden...
İlçe Hayat Boyu Öğrenme Planlama ve İşbirliği Toplantısı Yapıldı
Hayat Boyu öğrenme faaliyetlerini planlamak amacıyla İlçe Hayat Boyu Öğrenme Planlama ve İşbirliği Toplantısı Yapıldı. Sayın Kaymakamımız...
Erbaa Akarsuları
Erbaa Akarsuları Bölgemiz gerek yerüstü ve gerekse yeraltı su potansiyeli bakımından zengin sayılır. Yeraltı suyunun kalitesi genellikle iyi olup,...
2012 - Eylül
2012 Eylül Haberleri...
Joomla 1.6 Kurulumu - Video 2
<br />
Kaymakamlık İhale İlanı
Erbaa Kaymakamlığı Hükümet Konağı 150 KVA Diesel Elektrojen Gurubu yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü...
Tasarruf İçin Doğalgaz Sobası
Tokat-Amasya Doğalgaz Dağıtım AŞ (TAMDAŞ) İşletme Şefi Mehmet Akif Çağdaş, doğalgaz kullanımının Tokat ve Amasya bölgesinde hızla yaygınlaştığını,...