Biz farklıyız. Çünkü biz ERBAALIYIZ...

Gündem İsim M.Fatih Saraç ERBAALI!!!

Oluştur: 02/11/2014 00:16

Tür­ki­ye­’de en et­ki­li Nak­şi­ben­di ho­ca­lar­dan M. Emin Sa­ra­ç’­ın oğ­lu M.Fatih Saraç. Kökeni ise Erbaa...

Soner Yalçın'ın "Her taşın altından çıkan adam: M.Fatih Saraç" konulu köşe yazısından alıntılar. Bu yazıda M.Fatih Saraç'ın geçmişi ve nelerle uğraştığı ile ilgili bilgiler var. Yazının tamamını aşağıdaki adresten okuyabilirsiniz...

M. Fa­tih Sa­raç, ar­tık or­ta­ya se­ri­len te­le­fon ka­yıt­la­rıy­la ta­nı­nır ol­du.Te­le­fon ka­yıt­la­rın­dan an­la­dık ki Tur­gay Ci­ner med­ya­sı­nı o yö­ne­ti­yor.
Pe­ki M. Fa­tih Sa­raç, Ci­ne­r’­in CE­O’­su mu yok­sa Ya­sin El Ka­dı adı­na- üs­tü ör­tü­lü or­ta­ğı mı?
 



Ri­sa­le Ba­sın Ya­yın

Kim bu M. Fa­tih Sa­raç? Ya­sin El Ka­dı ile ne­re­de ta­nış­tı?
El Kai­de kamp­la­rın­dan de­ğil her­hal­de!
Tek bil­di­ği­miz M. Fa­tih Sa­raç, “u­le­ma­” ol­ma­sı için ba­ba­sı Ho­ca­efen­di M. Emin Sa­raç ta­ra­fın­dan Suu­di Ara­bis­ta­n’­a gön­de­ril­di; ora­dan ta­nış­tık­la­rı söy­le­ni­yor.
Ya da…
Ba­ba­sı M. Emin Sa­ra­ç‘­ın güç­lü Suu­di Ara­bis­tan iliş­ki­le­riy­le ku­rul­du bu or­tak­lık­lar.
Sa­raç­lar dün bir lok­ma bir hır­ka di­yor­du.
M. Fa­tih Sa­raç, İlim Yay­ma Vak­fı­‘nın ge­nel baş­kan yar­dım­cı­lı­ğı­nı yü­rü­tü­yor­du. “Müs­lü­man Tür­ki­ye­” şia­rıy­la 1985’te, İs­la­mi ki­tap, der­gi ya­yın­la­mak, mat­ba­a ve cilt ma­ki­ne­le­ri ti­ca­re­ti yap­mak üze­re, Ri­sa­le Ba­sın Ya­yın Li­mi­ted Şir­ke­ti­‘ni kur­du­lar.
Ya­sin El Ka­dı­’nın Tür­ki­ye­’de kur­du­ğu EL­LA Film Ltd. bu şir­ke­te re­fe­rans ol­du. El Ka­dı­’nın Ca­ra­van Dış Ti­ca­ret ve İn­şa­at Ltd. ad­lı şir­ke­tin­den, Ri­sa­le Ltd.’e sü­rek­li ve muh­te­lif mik­tar­lar­da pa­ra trans­fer­le­ri yapıldı.
Şir­ket­le­ri Ri­sa­le Ba­sın Ya­yı­n’­ın adı­na son­ra tu­rizm, in­şa­at, ih­ra­cat, it­ha­lat ek­le­di­ler.
M. Fa­tih Sa­raç, hiç bir de­ne­yi­mi­nin ol­ma­dı­ğı gı­da, in­şa­at ve ti­ca­ret sek­tö­rü­ne Ya­sin El Ka­dı ile bir­lik­te gir­di. Yüz­de 5-10 gi­bi azın­lık his­se­le­ri kar­şı­lı­ğın­da, El Ka­dı­’nın Tür­ki­ye­’de­ki iş­le­ri­ni yü­rüt­tü.
Sa­raç­lar kı­sa sü­re­de do­lar mil­yo­ne­ri ol­du.
M. Fa­tih Sa­raç, Al­bay­rak­lar Gru­bu ile Ye­ni Şa­fak Ga­ze­te­si­‘ni çı­kar­dı.
Mes Ya­tı­rım Da­nış­man­lı­ğı’nı kur­du. Tüm bun­la­rı ya­par­ken; M. Fa­tih Sa­ra­ç’­ın he­sap­la­rın­da 1997-2001 dö­ne­min­de 621.993.232.277.00 TL’­lik bir meb­lağ iş­lem gör­müş­tü. Oy­sa o ta­rih­ler ara­sın­da M. Fa­tih Sa­ra­ç’­ın her­han­gi bir fer­di iş­let­me­si ya da ver­gi da­ire­si­ne kay­dı yok­tu.
Ka­ran­lık iş­le­rin bo­yu­tu­nu gö­rü­yor mu­su­nuz? Bu­na kim­ler ne amaç­la göz yum­du?
17 Ara­lık Ope­ras­yo­nu­’n­dan son­ra he­men her gün M. Fa­tih Sa­ra­ç‘­la il­gi­li bir ha­ber çı­kı­yor.
Ba­ka­lım hep­si­nin al­tın­dan ne çı­ka­cak?
As­lın­da…
Ame­ri­ka­lı Müs­te­şar Da­vid S. Co­hen ne ola­ca­ğı­nı söy­lü­yor!
Bi­li­nir ki, Ame­ri­ka kul­la­nır kul­la­nır çöp te­ne­ke­si­ne atar

İşte, Menemen Ayaklanması’na katılan
SARAÇ AİLESİ TARİHİ

M. Emin Saraç Tokat Erbaalı‘ydı.
Dedesi; Nakşibendi Üzeyir Efendi‘ydi; Niksar Keşfi Camii Medresesi’nde müderris idi. Babası Mustafa Efendi hafızdı.
Ali Haydar Efendi’nin şeyhi Mustafa İsmet Efendi’nin Erbaa’daki hulefasından Bahrullah (Mustafa) Efendi‘ye bağlıydılar.
Her ikisi de Menemen isyanını destekledikleri için yargılandı. İdamdan kurtuldular; 6 ay hapis yattılar.
İmam Şafii ve İmam Malik’in tavsiyelerine uyan M. Emin Saraç, doğum yılını söylemiyor. Erbaa’nın Tanoba Köyü’nde doğdu. Sünni Türk köyüydü. Tanoba internet sitesinde şu bilgi var:
Ermeni tehcirinin olduğu 1915 senesinde Dersim’den üç aile köye getirildi ve yerleştirildi.
M. Emin Saraç’ın söylediğine göre, dedesinin yanında 6 yaşında Kur’an-ı Kerim’i hatmederek hafızlığa başladı.
1940-43 yıllarında Niksar-Merzifon’da mukabeleler okudu.
1943’te ailesi tarafından tahsil için kardeşi Osman ile birlikte İstanbul Karagümrük’teki Üçbaş Mescidi’ndeki Ali Haydar Efendi‘nin yanına gönderildi. Kardeşleri Bahaaddin ve Yusuf köyde kaldı.

Mısır’da Şeriat Eğitimi

İstanbul’daki hoca kimdi?
Ahıskalı Ali Haydar Efendi; K. Irak Süleymaniye doğumlu, Nakşibendi Şeyh Halid-i Bağdadi (1776-1826), Halidiye kolundan Mustafa İsmet silsilesinin 34. sıradaki mürşidiydi.

Topbaşlar’ın bağlandığı Ramazanoğlu Mahmud Sami Efendi; Erbakanlar’ın Özallar’ın bağlı olduğu Mehmet Zahit Kotku ve İsmailağa Dergahı’nın şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu öğrencileri arasındaydı.
İstanbul’da Nakşiler dört koldu:
Birincisi Mustafa İsmet;
İkincisi (Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevi’ye icazet vererek Gümüşhanevi tekkesinin kurulmasını sağlayan) Şamlı Ahmet Süleyman Ervadi;
Üçüncüsü (Menemen isyanı nedeniyle yaşlı olduğu için idamdan kurtulan, oğlu asılan) Erbilli Esad Erbili;
Dördüncüsü (Menemen ayaklanması nedeniyle yargılanan) Abdülhakim Arvasi.

Ali Haydar Efendi, İskilipli Atıf Hoca olayıyla ilgili cezaevinde yattığından İsmet Efendi Dergahı sürekli gözlem altındaydı. Bu nedenle öğrencileri M. Emin ve Osman Saraç’ı Fatih Camii Baş İmamı Ömer Efendi‘ye emanet etti.
Saraç kardeşler, Fatih Camii’nde üç ay misafir kaldıktan sonra tekrar hocasının yanına Karagümrük’teki Üçbaş Medresesi‘ne gitti.
Üçbaş Medresesi’nde 1950’ye kadar kaldılar. Bu süreçte Gümülcineli Mustafa Efendi, Muhaddis İbrahim Efendi, Arnavut Hüsrev Efendi, Silistreli Süleyman Hilmi (Tunahan) gibi zatlardan da tefsir, hadis, fıkıh, usul dersleri okumaya devam ettiler.
1950’de Ali Haydar Efendi eğitimlerini tamamlaması için Saraç kardeşleri Mısır’a gönderdi.
Şeyhlerinden selam getirdikleri Kahire’deki şahıs kimdi dersiniz:
İngiliz Muhipler Cemiyeti kurucusu; Sevr Antlaşması’nın imzalanması ile Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idamına fetva veren; Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkan; Mustafa Kemal’e hakaretler eden ve Cumhuriyet’in 150 kişilik hain listesinde adı bulunan eski Şeyhülislam Mustafa Sabri idi!
Bir diğeri de, yine Cumhuriyet devrimlerinden kaçan Düzceli Mehmet Zahit Kevseri’ydi.
Saraç kardeşlerin Kahire’de referansları iyiydi; Mısır’da el üstünde tutuldular; Kral Faruk, Bağdat Oteli’nin 7-8’inci katlarını onlara tahsis etmişti.
Ezher’de “Külliyyetü’ş-Şeria” (Şeriat Fakültesi) imtihanı kazandılar. Bir gün Türkiye’nin şeriat hukukuyla yönetileceğine inanıyorlardı.
Türkiye’den hacca Mısır üzerinden giden Nuri Topbaş ve Hulusi Topbaş gibi işadamlarıyla tanıştılar. Maddi yardım aldılar.
Cemal Abdül Nasır‘ın iktidara gelmesiyle eski olanakları kısıldı. Ama yine de 1958’e kadar Mısır’da kalıp dini eğitimlerini tamamladılar.

AP milletvekili

Türkiye’ye gelince; Osman Saraç, Şeyh Ali Haydar’ın torunu, Osman Nuri Efendi’nin kızıyla evlendi. 1965’te Adalet Partisi Tokat Milletvekili oldu. 1998’de öldü.
M. Emin Saraç ise, Ali Haydar Efendi’nin “sağ gözüm” dediği, Esad Erbili müritlerinden
Eminönü Müftüsü Ali Yekta Efendi’nin kızı ile evlendi. Bu evlilikten; Fatih Saraç (1960) ve Türk Edebiyatı Profesörü M. A. Yekta Saraç (1963) doğdu. (Başbakan Erdoğan, Yekta Saraç’ı YÖK‘e atadı. Başkan olmasını A. Gül engelledi. Başkanvekili oldu.)
M. Emin Saraç, Mısır dönüşü, İstanbul İmam Hatip Lisesi‘nde hocalık yaptı. 3 yıl çalıştı. İzmir ve İstanbul’daki askerliği ardından, Arapça-Osmanlıca bildiği için Ankara Evkaf Müdürlüğü’nde memur oldu. Ayrıldı. İlim Yayma Cemiyeti‘nin Yüksek İslam Enstitüsü talebeleri için ilk defa açtığı kursta çalıştı. Buradaki hocalardan biri de Numan Kurtulmuş’un babası; İlim Yayma Cemiyeti’nden İsmail Niyazi Kurtulmuş idi.
Saraç, bir ara 1976-1979 arası Diyanet İşleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezi’nde ders verdi.
Yüzlerce öğrenci yetiştirdi: Osman Nuri Topbaş, Prof. Dr. Cevat Akşit, Prof. Dr. Osman Öztürk, Prof. Dr. Kemal Sandıkçı, Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan, Prof. Dr. Mehmet Bulut, Prof. Dr. Mustafa Avcı, Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu, Doç. Dr. Seyyid Bahçıvan, Yrd. Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay, Yrd. Doç. Dr. Abdullah Özcan, Dr. Ahmet Efe ve Prof. Dr. Numan Kurtulmuş gibi isimler.
AKP-HAS Parti’nin birleşmesinin perde arkasındaki ismiydi.
Bugün…
Fatih Camii’ndeki “öğretmenliği” sürüyor. Fıkıh, hadis, tefsir öğretmeye devam ediyor.
Osmanlı hayranı ve kendini hep bir Osmanlı alimi olarak görüyor!
Kuşkusuz…
Koyu bir Atatürk karşıtı…
Hiç tesadüf değil; Yasin El Kadılar ile ilişkilere bu açıdan da bakmak gerekiyor.

Türklükten istifa etti

Yunanistan’da çıkardığı ‘Yarın’ gazetesinde 1927 yılında yazdığı şiirde Türklüğüne tövbe ettiğini, Türklükten istifa ettiğini söyle yazdı:
Yalnız Müslüman ve insan
olarak kalmak üzere, Türklükten,
şeref ve izzetimle istifa
ediyorum Allah’ın huzurunda!..

Detaylar - Tam Metin - Kaynak: http://sozcu.com.tr/2014/yazarlar/soner-yalcin/tasin-altindan-cikan-adam-m-fatih-sarac-454409/

Yeni yorum ekle

Yazar Hakkında

Erbaaliyiz.Com
Erbaalı...